Boyun fıtığı hayatınızı kabusa çevirmesin!

İnsan boynu, omurilik, omurilikten çıkan sinirler, bu bölgeden geride bıraktığımız atar damarlar gibi çok mühim beden yapılarını barındıran, baş amacıyla bir destek fonksiyonu gören, omurganın en dinamik bölümüdür. Fakat bu hareket kabiliyeti aynı vakitte darbelere ve zedelenmelere daha duyarlı olmasına yol açar. Bu yüzden, ağrı sebebi olarak omurga ortamında belden sonra ikinci sırayı alır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eksperi Doç. Dr. Kerem Alptekin, boyun fıtığında sarfedilen son tedavi yöntemlerini anlattı.

Birçok kol, omuz ve baş ağrısının altında boyundaki detaylı patolojiler yatar. Bu amaçla boyundan kaynaklanan hastalıkların tedavisine ehemmiyet vermek gerekmektedir.

Hangi tedavi tekniği seçilirse seçilsin, ilk olarak semptomların şiddetinin, bu semptomlara kas kuvveti ve refleks kayıplarının eşlik edip etmediği, MR ve başka tetkiklerle saptanan bilgilerin hastanın muayenesiyle uyumlu olup olmadığına bakılması gerekir.

Konservatif tedavi, ilk olarak seçilmesi gereken tedavi tekniğidir. Konservatif tedaviye başlanmadan evvelce kesinlikle kırık, enfeksiyon, tümör gibi amaçlar dışlanmalıdır. Esasında boyun fıtıklarında temel sorun sinir üstünde yüksek basınç oluşması ve buna bağlı sinirin sıkışmasıdır.

BOYUN FITIĞINDA BOYUNLUK KULLANIMI

Konservatif tedavilerin başında akut ağrılı hallerde 3-4 günlük boyunluk tüketimi gelir. Genellikle kısa süreli yolda ya da iş esnasında boyunluk kullanılması mühimdir. Son çalışmalarda boyunluğun uzun süreli tüketimi kaslarda zayıflama ve boyun hareketlerinin kısıtlanmasına yol açar. Boyun fıtığı sebebiyle boyunluk kullanılıyorsa boyunluğun ön yönü dar, arka yönü ise geniş olan kısımdan seçilmelidir. Böylece boynun ön tarafa doğru eğilmesiyle omurilik üstündeki baskı azalır ve hasta daha az ağrı hisseder.

BOYUN FITIĞINA FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON TEDAVİSİ

Fizik tedavi ajanları bilhassa akut boyun ağrılı hastalarda ağrının denetimi hedefiyle kullanılabilir. Bunlar arasında TENS, Lazer, Ultrason, sıcak ve soğuk uygulamalar sayılabilir.

Yüzeysel ısı modaliteleri çoğu servikal hastalıkta kasları gevşetebilir ve ağrıyı azaltabilir. Diğer taraftan akut servikal radikülopatide derin ısıdan kaçınılmalıdır, zira şunlar sinir çevresindeki inflamasyonu daha da artırarak ağrının şiddetlenmesine ve sinir hasarına yol açabilir.

Tüm kas iskelet hastalıklarında bulunduğu gibi boyun fıtığında da en mühim tedavi egzersizlerdir. Her oturumta her bir hareket 8-10 sn sürecek ve 5-10 kez tekrarlanacak şekilde günde 2-3 oturum yapılır. Germe egzersizleri 6-10 sn sürmeli ve günde 1-4 kez tekrarlanmalıdır.

Tüm tedavilerden hastanın durumuna göre yararlanılarak hastanın tekrardan hayat kalitesine kavuşması sağlanır. Cerrahi oluşturulan boyun fıtığı hastalarıyla yapılmayan hastalar karşılaştırıldığında 2 yıl ortamında ağrı ve hayat kalitesiyle alakalı neticeler aynıdır. Bunun yanısıra tedavi esnasında ve ardından hastanın boyun pozisyonunu koruması, ters hareketlerden kaçınması, boyun kavisini destekleyen yastık kullanması ve egzersizleri hayatının bir parçası durumuna getirmesi mühimdir.

Boyun fıtığı hayatınızı kabusa çevirmesin!” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir